Diyabetliyim, kilo vermek istiyorum!

Diyabetliyim, kilo vermek istiyorum!

Pandemi sonrası oldukça hareketsiz kaldık ve pek çoğumuz bu sürede ne yazık ki epey kilo aldı! Güzel yemekler yaptık, yeni tarifler denedik, ruhumuzu doyurmaya çalıştık. Artık yavaş yavaş normal hayata dönerken alışkanlıklarımızı tekrar gözden geçirmekte yarar var.

Öncelikle haftada 1 kez tartılma alışkanlığımızı geri kazanalım. Kilomuzu kontrol edebilmenin en kolay ve en temel yolu bu! Eğer kilo aldıysanız ve eski kilonuza dönmek istiyorsanız aceleci olmamaya özen gösterin. Karbonhidratı ve/veya kalorisi çok kısıtlanmış diyetler hem kan şekerlerinizi hem de sağlığınızı olumsuz etkileyebilir!

İlaç/insülin ihtiyacınızı belirleyen temel faktörler; tükettiğiniz besinler, özellikle de karbonhidratlar, fiziksel aktiviteniz ve vücut ağırlığınızdır.

Tükettiğiniz karbonhidrat miktarını birden çok azaltmak veya tamamen kaldırmak, tedavinizde bir değişiklik yapılmazsa çok ciddi hipoglisemilere sebep olabilir. Üstelik bu hipoglisemileri tedavi etmek hayati önem taşır. Kan şekeriniz 70 mg/dl'nin altında ise hemen 15 gram karbonhidrat içeren meyve suyu, şeker, şekerli su, glukoz tablet gibi hızlı kana karışan bir karbonhidrat tüketmeniz gerekir. Hipoglisemilerin ve dolayısıyla bu tedavilerin sıklaşması, kilo vermenin aksine daha da fazla kilo almanıza sebep olabilir. O yüzden eğer diyabetliyseniz ve kilo vermek istiyorsanız kan şekerlerinizin düzenlenmesi en büyük önceliğimizdir. Özellikle yoğun insülin tedavisi alan bir diyabetliyseniz, karbonhidrat sayımı eğitimi almak bu aşamada size çok yardımcı olur. Şekerleriniz yolunda gidiyorsa, tükettiğiniz karbonhidrat/besin miktarını kademeli azaltabilirsiniz. Bu dönemde mutlaka diyabet konusunda deneyimli diyetisyeninizle ve hekiminizle iletişimde olmalı ve (gerekiyorsa) ilaçlarınızı /insülininizi azaltmalısınız.

Artan fiziksel aktivite dahi hipoglisemi için bir risk faktörü haline gelebilir, mevcut ilaç ihtiyacınızı azaltabilir. Bu süreçte kayıt tutmak, ne yediğinizi, ne miktarda yediğinizi, öncesi sonrası kan şekerlerinizin nasıl seyrettiğini izlemek ve bunları sağlık ekibinizle paylaşmak koruyucu olabilir. Planlı egzersiz yapacaksanız, insülin dozunuzda belirli bir azaltma yapmak, kilonuzu kontrol etmek açısından avantaj sağlayabilir. Eğer planlı olmayan bir egzersiz yapacaksanız, egzersiz öncesi ilave bir ara öğün (karbonhidrat) almanız gerekebilir. Egzersiz öncesi kan şekerinizi mutlaka kontrol etmeli, 90 mg/dl'nin altında ise başlamadan ilave bir karbonhidrat almalısınız. Eğer kan şekeriniz 250 mg/dl'nin üzerinde ise ve keton varsa egzersiz yapmamalısınız.

Egzersiz süresi de kan şekerinizi yönetmek açısından önem taşır. Eğer yarım saatten uzun sürecekse, mutlaka egzersiz sırasında da kan şekerinizi kontrol etmeli ve gerekirse ilave karbonhidrat almalısınız.

Evden çıkarken mutlaka yanınızda hipoglisemi riskine karşı meyve suyu, glukoz tablet vb. bulundurmalı, üzerinizde diyabetli olduğunuzu belirten kimlik/bileklik taşımalısınız.

Birden uzun süreli ve yoğun şiddette egzersiz yapmaya başlamamalısınız. Kısa süre ile başlamalı, besin tüketimi ve kan şekeri kayıtlarını kontrol etmeli, egzersiz süresini ve sıklığını kademeli (süreci yönetmeyi öğrendikçe) arttırmalısınız.

1-2 kiloluk ağırlık kaybı dahi ilaç/insülin ihtiyacınızı azaltabilir. Bu dönemde sık takip yapmak, ölçümleri aksatmamak hipoglisemi gibi olası sağlık risklerinden korunmak için oldukça önemlidir.

Dolayısıyla hem diyabetinizi iyi yönetebilmek, hem sağlığınızı iyileştirmek hem de diyet yaparken daha da fazla kilo almamak için hızlı kilo vermeye değil, sağlıklı kilo vermeye odaklanmalısınız.

Size ve alışkanlıklarınıza uygun, hayat boyu sürdürülebilir bir yeme modeli seçmeli, kaybettiğiniz kiloları geri almamalısınız.

Uzun süre çok düşük kalorili beslenmek sonrasında yeme ataklarını tetikleyebilir ve yeniden kilo almanıza yani 'yoyo sorunu' yaşamınıza sebep olabilir.

Çok hızlı verilen kilolar vücut kompozisyonunuzu da olumsuz etkiler. Yağsız dokudan (kas veya su) kaybeder, zamanla ne yazık ki daha yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olursunuz.

Üstelik yemek yemenin pek çok sosyal aktivitenin parçası olduğunu da düşünürsek yapılan programın hayatınızı olumsuz etkilememesi, sizi aile ve arkadaş programlarından mahrum bırakmaması da önemlidir. Sağlıklı kilo verme programlarında her zaman ufak tefek kaçamaklara yer vardır!

Yapılan bilimsel çalışmalar, hangi yeme modelini seçerseniz seçin, bir yıl sonunda kaybedeceğiniz kilonun benzer olduğunu göstermektedir.

Size en uygun, sürdürebileceğiniz yeme modelini bulmanız ve sağlıklı kilonuzu korumanız dileğiyle.

Önemli not:

Protein diyeti, ketojenik diyet, aralıklı oruç gibi yeme modelleri deneyecekseniz, ciddi hipoglisemi riskini göz önünde bulundurarak diyetisyeninize ve doktorunuza danışmayı ihmal etmemelisiniz!

Go Top